Neslimden “Kadın” Manzaraları

Gözyaşları ansızın gözyuvalarını doldurmaya başlamıştı. Bir anlık bir hareketti, hızlı bir ileri adım, duyguların biranda tuzlu damlalara dönüşmesiydi sadece.  Karşımda her ağlayan insanda hissettiğim o iç ezilmesini ve beni salaklaştıran boğaz düğümlenmesini duydum, göz yuvasını doldurup orayı aşan ilk damlanın yanaklarına indiğini gördüğümde..
Sanki çok ayıp bir şey yapmış gibi eliyle hızlıca yanağındaki gözyaşlarını silip gözlerini gözlerimden kaçırırken, hikayesine ara verdi. Çayından bir yudum aldı ve devam etti..
“İşte o bu yüzden güven çok önemli birşey..”
Bu cümleyi o kadar çatallı bir sesle söyledi ki, az önceki mağrur bakışlarından, karşısındaki önemsiz hissettirmek üzere tasarlanmış cümlelerinden eser yoktu. Bozguna uğrayan orduların geri cephesindeki zayıf erler gibi kaçışmaya başlamıştı yüreğine ördüğü sahte engeller ve  kendi gönül odasındaki mahrem yere ulaştığımı aşılmaması gereken bir alana girdiğimi görüyordum.
Orada umarsız cümlelerin sahibi bir kadın ya da insanlara tepeden bakan bir çift göz yoktu..
Orada en sevdiği oyuncağı en ummadığı arkadaşı tarafından elinden alınmış bir çocuk, hayat kahramanını bu yolculukta erken yitirmiş bir hayat ve iyi niyetleri yaşanmışlarca talan edilmiş bir zamanların yemyeşil  bir bahçenin sahibi vardı..
Elindekiler yitip giderken bile erdemine inandığı kuralları sürdürmüş, yüzündeki gülümsemeyi korumaya çalışmış ancak hayatın çalkantıların süratle çarptığı kalbinde hayat dalgaları derin izler bırakmıştı..
Ancak herşeye ragmen o içindeki güzel kız çocuğunu muhafaza etmiş, bazen kendini kurallardan soyutlayıp diğerleri gibi yapmak istemiş, ancak üzerinde o kıyafet durmamış, o ruj yakışmamış, o kolye olmamıştı..
80’lerin arada kalmışlığının hüküm sürdüğü ruhunda oyunun kurallarına inancını hala muhafaza etmiş, kırılganlıklarını içerisinde saklayıp üstüne örtmüştü.. Ama buna ragmen ne eskiye dönecek kadar eskide kalmış, ne de dejenere 2000’lere uyum sağlayabilmişti…Bedeni de kendisi de.. Hayat deviniminin ortasında o artık gidip gelmiş bir sarkaçtı.
Gözyaşlarını gördüm, birbirinden farklı bu hikayelerin sahibi kadınların.. Oyun başladığında kalplerinden yaralanarak kenara itilmiş ve tekrar bu dejenere alana girmeye cesaret edememiş kadınlardı onlar..
Bir kaç tuzlu damla başka sohbetlerde başka nedenlerde göz yuvalarından akarken, onlar hep o güzel yüzlü çocuklardı.. Onlar hep aşka inanmış ve sadık kalmış kadınlardı..
Onlar benim neslimin asil kadınlarıydı, arada kalmış bir neslin son temsilcileri,
gönül odalarında oyuna dargın güzel yüzlü güzel çocuklardı..
 “Hayalkırıklarına rağmen, hayata devam etmeyi becerebilen tüm kadınlara..”
GA,
Mayıs 2015.
Okuma Esnasında Tavsiye Edilen Şarkı: Backstreet Boys- I Want It That Day



Bir Cevap Yazın

Gökhan Akkaynak sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin