Bizim Nesil Neden Mutsuz?: Ikili Iliskiler Uzerine Sesli Dusunme

Yorgun argin isten geldiniz ve belki de mutlu olmadiginiz bir is yerinde zorlu bir gun gecirdiniz. Evinizde biseyler yedikten sonra aglamaklisiniz, tek istediginiz sikintinizi paylasacak bir partner, belki sirtiniza bir yastik daha cok ise anlasilmak ve paylasmak… Kulaga ne kadar kolay geliyor degil mi?
Yillardir kendi gozlemlerime ve insanlarla olan dialoglarimdan beslenerek cogu siir olmak uzere bir suru sey yazdim. Bazilari guzel oldu cogu ise vasati asamadi ama ben yazmak icin beni besleyen sey olan insanlarla konusmaktan onlari gozlemlemekten vazgecemedim, gecmeyecegim de. Uzun bir suredir sayilari hic de azimsayacak sayida cevremdeki insanlarin iliskilerinde mutlu olmadiklarini, cok cekici kadin ve erkeklerin yalniz kalmaktan ve doyumlu bir iliski yasayamadiklarindan hayiflandiklarini duyuyorum, goruyorum. Bunun nedenleri uzerine bir suredir dusundum ve bu yaziyi yazmaya karar verdim. Iste bu yazi bunu anlatir.
(…)
Ve Ekonomi Politikalari Iliskilerimizi Degistirir…
Bence Turkiye’deki iliskilerin mutsuzlugunu etkileyen en onemli seylerden biri Turkiye’deki calisma sartlari ve buna bagli olarak demografik yapinin 1980 yilindan sonra hizla donusmesi oldu. Bu bence benim gibi 1980’li yillarda dogan, 80’li yillara ergen olarak giren herkesin iliski hayatinda ilk ciddi degismeyi sagladi. 1980 sonrasinda uygulanan ekonomik politikalarin ve liberallesmenin etkisiyle Turkiye’de ekonomi icindeki pay kamu kuruluslarindan ozel kuruluslara dogru hizli bir sekilde evrildi. Bu evrilmenin iki tabi sonucu olmustur:
Birincisi insanlarin hizli bir sekilden kirdan kente dogru goc etmesi ve kentlerde yasayan nufusun artmasidir. Digeri ise liberal kapitalizmin etkisinin artmasiyla neslimin insanlarinin sirtini devlete dayayip iyi para kazanma doneminin bitmesi olmustur. Bu iki sonuc ikili iliskiler dunyasina iki onemli sonuc getirmistir
- Kadinlarin isgucune katilmasinin artmasi
- Insanlarin calisma kosulllarinin ebeveynlerine gore daha da agirlasmasi
Kadinlarin 1980 sonrasi donemde Turkiye’de is gucune katilmasi dunyadaki gelismelerden cok artik agirlasan hayat sartlari ve serbest rekabet sartlari altinda reel ucretlerin dusmesi sonucu olmustur. Bu yeni durumda kadinin calismaya baslamasi evin geciminin artik sadece erkek tarafindan saglanamamasindan oturu adeta bir zorunluluk olarak dogmustur.
Bizim neslimize kadar ebeveynlerimiz sadece babalarimizin getirdigi bir masala evi cekip cekirebiliyorlarken, 1980 sonrasi donemde bu hizla kayboldu. Bizim neslimizden once cogu evde durum aynidir, arkasini devlete dayamis devlet memurlari vardi veya bir yerde calisan erkek egemen aile yapisinda yurur giderdi iliskiler. Geleneksel iliski modeli olarak dusundugum bu modelde iliski yapisi avcilik toplayicilik donemini andiracak kadar basittir: Erkek parayi getirir, kadin ev islerini yapar cocuklara bakar ve maddi olarak tam olarak erkege muhtac olmaktan dolayi sesini kolay kolay cikaramaz.. Dolayisiyla kadinin yuzyillardir gelen gelenegi takip ettigi bir modelde evdeki sorumlululuk alanlari konusunda catisma olmaz, erkek sahip oldugu maddi gucu kullanarak bizim de cocuklari oldugumuz o “sorunlu”iliskilerini bir omre yayar.
Ama bu durum 1980 den sonra hizla degisti. Giderek artan bir hizda kadinlar is gucu piyasasinda yerlerini almaya, erkekler kadar hatta daha fazla para kazanmaya basladilar. Bu durum geleneksel iliski yapisinin kadin tarafindan sorgulanmasina ve yuzyillardir gelen erkegin genlerine kodlanmis iliski ogretilerinin yerle bir edilmesine yol acti. Kadinlar feodal bir aile yapisindaki bir cesit modern kole olmaktan cikarak, saygin bir birey olarak sosyo ekonomik hayattaki yerlerini almaya basladi.
Bu yeni durum bizim neslimizdeki erkeklerde daha once ailemizden gordugumuz seyleri kendi iliskilerimizde goremedigimiz seyler olusmasina ve hayal kirikliklari yasamamiza neden oldu. Mesela ikisi de artik ozel sektorde agir islerde calisan kadin erkek icin ebeveynlerinde olmayan yeni sorunlar vardi artik: yemegi kimin yapacagi, bulasigi kimin yikacagi, cocuklara kimin bakacagi gibi…
Bu yeni duruma uyum saglayip bir sekilde denge bulan ciftler yollarina devam ederken, bu durumu idrak edemeyen veya uyum saglamayan insanlar kendilerini sonu hep ayni yola cikan yalnizlik sokagini adimlarken buldular.
Sosyal Medya Devrimi ve Artan Opsiyonlar…
Turkiye’de yukarida kisaca anlatmaya calistigim ekonomik donusumun bir sonucu olarak, nufus koylerden kentlere yillar icinde hizla akmaya basladi. Bu kir kent donusumune eslik eden kitle iletisim araclarinin gelisimi ve ozellikle 1990’larin ikinci yarisindan sonra artan Internet kullanimi ve arkasindan gelen sosyal medya devrimi ise bu kafasi karisik yalniz neslin opsiyonlarinin ebeveynlerinden daha fazla oldugunu farketmesine yol acarak mevcut karmasik durumu daha da karmasik hale getirdi. Nasil mi? Anlatayim..
Bizim ebeveynlerimiz ve ondan onceki nesil agirligi belde ve koylerde yasayan bir nesildi. Olayi basite indirgeyip anlatmak gerekirse 30 haneli bir koyde, insanlarin sosyal cevresi ve potansiyel iliski yasayabilecegi partner sayisi o 30 haneyle sinirliydi. Dolayisiyla o cevrede dogup buyuyen ve yasamini o koyde kuracak neslin iliski yasayabilecegi kadin erkek sayisi dogdugu anda belliydi. Tipki bir menuden secer gibi insanlar o menuden “kalan” ya da “mevcut”olanlar icinden en iyisini secerek evleniyordu. Kitle iletisim araclari da yaygin olmadigindan o insanlarin dunya gercegi ve opsiyonu o koyle sinirliydi. Ve onlar da bu opsiyonlar icerisinden kendilerine en uygun esleri secerek evleniyordu.
Herkes mutluydu cunku dunya o kadardi, ve o kadar olan dunya icinden en iyi olan secilmisti…
Bundan yillar once internet uzerinde gezinirken Adana’nin bir ilcesinde yasayan bir kadinin facebook uzerinde tanistigi Karadeniz’deki bir adama cocuklarini ve esini birakarak kactigini soyleyen bir haber okudugumda aklima bir onceki koy duzeni ve suanki durum geldi. Kadinin kurulu duzenini birakip baska bir adama gitmesini saglayan iste bu sosyal medya devrimiydi. Cunku artik yasadigi dunya, algiladigi dunya degildi ve onu dunyanin ne kadar buyuk oldugunu gosterip, hayal ettigini dusundugum adama kacmasini saglayan bir sosyal medya platformuydu.
Sosyal medya devrimi, zaten uretim iliskilerinin degismesi nedeniyle geleneksel iliskilere saglam bir darbe vurmusken ikinci olumcul darbeyi de insanlarin diger insanlara erisiminin artmasi ve yasadiklari dunya ile gordukleri dunya arasindaki farki gormesiyle artan talepkarlik ile memnuniyetsizlik nedeniyle vurdu.
Bugun gelinen noktada kadin ve erkekler gelisen iletisim araclari sonucu artik ikili iliskilerde daha yuksek opsiyonlara sahipler. Evliler, iliskisi olanlar, bekarlar bir sosyal ag uzerinden surekli “potansiyel” partnerleriyle iletisim halindeler ve insanlara gosterilen tahammul eskisinden daha az. Cunku yedekte on kisi var ve biz bu sosyal aglara girdigimizde o gordugumuz zengin, mutlu, guzel vucutlu kadin ve erkeklerle olmak istiyoruz. Insanlarin birbirinin ic dunyasina girerek duygusal dokunuslari yapmasina olanak saglayamacak bir hizda yasaniyor bizim neslimizde iliskiler… Hataya yer yok. Sikintiya yer yok. Soruna yer yok. Nasilsa yedegimizde Marx’in Sanayi devrimindeki yedek sanayi ordusunu andiran bir ordumuz var ve biz kendimizi cok fazla begendigimizden gozumuz hep duvarda asilan o muhtesem gorunumlu kadin ve erkek et parcalarinda..
Cunku en iyisi olmak istiyoruz artik bu sosyal medya ortaminda, begenilere ve yorumlarla salgilanan serotonine oyle bir bagimliyiz ki o yuzden en iyi gorunmeli, en guzel kadin ve erkeklerle beraber olmaliyiz, surekli gulmeli ve yanlis hic yapmamaliyiz. Soyledikleri seyleri almali, soyledikleri sekle girmeli, kendimiz degil gorunmemiz gerektigi gibi olmaliyiz ki yatabilelim o guzel et parcalariyla..
O yuzden de yukarda size bunaltmamak icin kisaca anlattigim bu surecin sonucunda yalniziz, mutsuzuz ve yalniz ile mutsuzlulugumuzu ocu gibi kusur gibi gosteren bu ortamdan nedeniyle depresyondayiz. Avuc avuc icilen anti depresanlarla, sayilari geometrik artan meditasyon uygulamalari ve nefes egzersizleri arasinda ebeveynlerimizin anlamadigi ve yasamadigi bir buyuk kafes icinde geciyor hayatimiz.
Iste bundan dolayi mutsuzuz bundan dolayi kafamiz karisik.
Kadinlara elestirim…
Yaziyi bitirmeden once onceden yazdigim bir konuya aciklik getirmek istiyorum, lince ugramadan once. Ben kadinlarin calismasina is gucune katilmasina karsi degilim. Hatta tam aksine binlerce yildir bu dunyayi yoneten erkeklerin yerine kadinlarin artik dunyayi yonetmesini ve calisma hayatinda daha egemen olmasini cani gonulden diliyorum. Erkekler olarak yonettigimiz bu dunyayi getirdigimiz nokta ortada iken kadinlarin bundan daha kotu yonetecegini dusunmuyorum.
Ama bir konuda kadin arkadaslarima bir elestirim var. Esitlik gormek icin, modern kadin degil bir birey oldugunuzun kabulu icin artik annelerinizden gordugunuz su size fayda saglayan geleneksel kadin olma aliskanliklarinizdan vazgecin lutfen!
Bugun hala erkekler kadar ve hatta onlardan daha fazla para kazanan kadinlar, iliskilerinin finansmanini annelerinden ogrendikleri gibi erkeklere yikmaktan cekinmiyorlar. Bu dogru degildir ve bu benim ekonomi anlayisima gore bu durum erkegin ailesinden kadinin ailesine bir cesit sermaye transferidir. Geleneksel kadindan bireye giden yolculugunda kadinlarin isine geldigi noktada geleneksel isine geldigi noktada birey olarak davranarak adeta bir sosyal yaratiga dondugu ve bunun yukarida sebeplerini saymaya calistigim zorluklara bir yenisini daha da ekledigini dusundugumu uzulerek soylemek isterim.
Birey olmak ve biz erkeklerin berbat yonettigi bu dunyayi sizin yonetmeniz icin once sizin rahatsiz oldugunuz kadin modelinden gelen menfaatlerinizi terketmeniz uygun olmaz mi?
Sevgiler.
Dubai, 27 Eylul 2019.