“Meseleleri mesele etmezseniz ortada mesele kalmaz” Süleyman Demirel.
I- Real Man Meselesi Nedir?
Bu kelimeyi Dubai Üniversite’sindeki ilk yılımda duyduğumda doğrusunu söylemek gerekirse ne anlama geldiğini pek anlamamıştım. Tanıştığım kadınların çoğu ilk buluşmada ya da en fazla ikinci buluşmada daha benim hakkındaki en temel bilgileri bile sormadan, laf arasında veya direkt olarak onu aradıklarını soyluyordu. Aradıklarını söyledikleri şey, “real man”di, yani benim en sevdiğim Türkçe karşılığı olarak “adam gibi adam!”.
İlk yıllarının acemiliğinde seviniyordum bu kelimeyi duyduğumda çünkü çok da güç bir talep olarak görülmüyordu acemi gözüme. Türkiye’de bulunduğum yıllarda karşılaştığım içkiyi bırakmak, namaza başlamak, oruç tutmak, kendimi zengin biri olarak takdim etmek, saçma sapan feodal geleneklere biat etmek vs. gibi talepler ile karşılaştırılınca “real man” olmak çok masum bir istekti ve kolay görünüyordu. Üstelik bunları söyleyen kadınların çoğu gerçekten çok alımlı ve Türkiye’de sokakta yürüse infial yaratacak cinsten güzel kadınlardı. Üstelik bu masum talebi dolgun rujlu dudaklarından çok gösterişli bir fiyonk atarak şöyle döküyorlardı önünüze daha ilk buluşmada: “bana destek olacak bir erkek arıyorum.”
Otuz üç senesini merhaba dediğinizde size trafik lambalarında zorla arabasının camini silmeye çalışan biri gibi davranan, adres sormak için yanına yaklaştığınızda yüzünüze çantasında taşıdığı biber gazini sıkmaya hazır bakışıyla size bakan ya da daha da kötüsü merhaba dediğinizde size gerçek bir pislikmişsiniz gibi süratini ekşiten bir yüz ifadesiyle bakan, azgın erkek sürülerinin buluğ cağına ilk adimi attıkları günden itibaren tek maharetleri cinsel organlarını taşımak olan bu grubun basen bölümlerini olduklarından daha fazla kaldırdığı bir kadın ordusu içinde geçirmiş biri olarak “destek olmak ”fiili içimi kipir kipir ettirmeye yetiyordu. Öyle ya destek olmak benim isimdi. Kendisini bildiği günden Dubai Üniversite’sine gitmek için ayrıldığım güne kadar, hayati yakınlarına sevdiği kadınlara destek olmaya çalışmakla geçmiş, şiir yazmış, yazıp çizmiş, bos zamanlarında kadın forumlarında kadınların ruh halini anlamaya çalışarak, kadın psikolojisi üzerine kitaplar okuyarak ihtiyaçlarını anlayıp ona göre ihtiyaç duydukları sevgi ve şefkati vermeye çalışmış[1] aptal bir romantik olarak bana çok tabi ve doğal geliyordu bu destek olma isteği.
Ben adam gibi adam arıyorum cümlesini duyup da evime gittiğim Kadınlar 101 dersinden sonra, tamam diyordum bu çocuk oyuncağı viskimi keyifle yudumlarken. Öyle ya, yapmam gereken şimdiye kadar gösterdiğim sevgiyi, şefkati ve ilgiliyi göstermek ve sevgimi ifade etmek olacaktı. Zaten bir ilişkide olması gereken temel şeyler de bunlar değil miydi? Viskinin kafa açmasından mı yoksa gerçek bir ahmak olduğum için jetonun bende geç düşmesinden mi bilmem aklıma bir soru takılıyordu bu halaya varacak buluşma sonrası sevinç seanslarının: İyi güzel de bu kadar güzel kadın(lar), bu kadar basit birse talep ediyorlarsa neden yıllarca buralarda biriyle doğru düzgün bir ilişki yasamadan durmuşlar ki? Bu kilit sorunun cevabi sonraları Üniversite’deki Kadınlar 101 dersini basariyle vermemi sağlayacak, ben de hayatimi kadınları ilişkileri sorgulamamı sağlayacak suresi ilk buluşmadan sonraki min. 6 saat ile maksimum 1 hafta arasında değişecek telefonuma gelen su tip mesajlarla yanıtlanıyordu:
“Canim bu ay kiramı ödeyemedim, bana xxx gönderebilir misin?”
“Bu ay kredi kartım xxx geldi, ne kadar gönderebilir misin?”
“Elektrik su faturamı bu ay ödeyemiyorum. Para bulmam gerekiyor”
“Canim sıkkın bugün, ailemi göremedim 6 aydır, ülkeme gitmek istiyorum biletler çok pahalı, sen alimisin biletleri?”
“Falanca yerde xxx lik bir çanta var, çok beğendim ama param yok alacak”
Bu mesajlar, telefon konuşmaları yuvasına girmeyi reddeden bir vidaya ısrarla atılan çekiç darbeleri olarak adam gibi adamın tanımını, desteğin altındaki finansal destek imasını (es anlamı için bkz. İneklerin sağılması) ve beklentilerin manasının kavranmasını sağlıyor ve beni ilk senemde tüm derslerimi vererek ikinci sınıfa geçmemi sağlıyordu.
Bu satıra kadar sabredip bunları okuyan okuyucu hakli olarak benim elim siki, pinti biri olduğumu düşünme özgürlüğüne sahiptir. Ancak ben bu yazıya en masum örnekleri koydum. Bunun dışında haftasonlari whatsapp üzerinden “date” ihalesine çıkanları, buluştuğunda tabağındaki son köfteyi yedikten sonra benim gitmem lazım diyen içten pazarlıklıları, kendi doğum günü için hesabi yıkmak için yine tek hüneri cinsel organ taşımak olup sosyal medyadan erkek avına çıkanları bu yazıda yazarak değerli gözlerinizi yormak istemedim.
Üniversitedeki birinci yılımızdan ikiye geçerken, bu tip nahoş olayları bertaraf etmek için mesleğimden aşina olduğum bir modeli bu ise uygulamanın uygun olduğunu dusundum ve DDD’ye geçtim (Date Due Dilligence). Bu yöntemle date den önce buluşacağım kişiyle ilgili tecrübelerimle öğrendiğim birkaç soru setini soruyor ve karsımdaki insanın profilini çıkarmaya çalışıyordum. Bu model öyle iyi öyle güzel calisti ki, sonunda real manci tayfa dışında etrafta çok az kadın kaldığını, bunların da benim güzel bulmadığım kadınlar ile ve güzel olsa bile duygusal açıdan kendine yeterli olmayan (emotionally dependant) ya da nevrotik bozukluk içinde olan insanlar olduklarını gördüm. Piyasa yine iyi çalışıyordu…
Real man meselesini sadece buluşmalarda hesabi ödemek, ilişki devamı için hediyeler almak, nakit para takviyesi yapmak, bir insana bakmak gibi sadece finansal bacağı olan bir problem olarak algılamak bu meselenin gerçek boyutunun anlaşılmaması demektir. Meselenin özü daha acıklı, sorun daha komplekstir. Binlerce güzel kadın hep bir araya gelerek benim gibi alelade ve çoğu zaman tahammülü zor bir insanın kafesine, pençe altına girmeyi sırf günlük ihtiyaçları karşılansın diye razı geliyorsa, bunun altında sadece fırsatçılık, bencillik, oportünistlik olmadığı açıktır. Üstelik bu kişiler farklı kültür din ve ırktan geldiklerine ve sayıları hiç de azımsanmayacak bir düzeyde olduğundan bu meselenin kişiler özelinde değil, toplumsal düzeyde bir problem olduğunu anlamamak için ya ahmak ya da sabaha içecek bir tabak çorbası olmayacak çaresiz bir akil fukarası olmak lazımdı.
Peki neydi bu onlarca değişik kültürden dinden ırktan gelen kadınların giderek artan bir şekilde bir real man aramasının ardındaki ekonomik nedenler?
Buna bir bakalım.
II- Real Man Meselesinin Nedenleri
Real man meselesi şüphesiz ki birçok ekonomik, sosyo kültürel sorunlar nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Bunlardan en çok gözüme çarpanları aşağıdaki satırlarda özetlemeye çalışacağım
Bana göre real man talebini[2] etkileyen en önemli unsurlardan biri ekonomik nedenlerdir. Kapitalizmi ve bununla birlikte yürümesi gereken demokrasiyi tüm kural ve kurumları ile etkin bir bicimde tamamlayamamış toplumlarda, toplum ve doğal olarak onun bir alt kümesi olan kadınların birey bilinci yeteri düzeyde gelişmemekte bu da onların bağımlı kişiler olmasına etki yapmaktadır. Doğduğu günden ergenliğe geçiş yaptığı ana kadar fiyat mekanizmalarının içinde olmak zorunda bırakılan, finansal okur yazarlığı gelişen kadınlarda real man arayışı yerini kendini gerçekleştirmeye birakmakta ve bu durum ilişkiyi bir finansal kölelikten çıkararak iki kişinin özgür iradeleriyle bağımsız olarak bir bütün olduğu modern, makul, eşit bir ilişki yapısına bırakmaktadır. Ayrıca etkin bir kapitalist sistemi olmayan toplumlarda, kalan feodal yapı kalıntıları erkek egemen bir toplum yaratmakta ve bu toplumsal yapının getirdiği ahlaki, ekonomik normlar kadınları edilgen bir konuma sürükleyerek finansal özgürlüklerini gerçekleştirme sorumluluklarını erkeklere verilmesi düşüncesini desteklememektedir. Böyle bir toplumda yetişen birey bilinci gelişmemiş kadın, hayatinin duygusal ve finansal sorumluluklarını alma konusunda yetersiz kalarak babası, ailesi, kocasından bu sorumlukları almasını doğal olarak beklemekte, bu beklentilerin olmaması durumunda da büyük hayalkirikliklari yasamaktadır.
Ekonomik nedenlerin bir diğeri ise bana göre cinsiyetler arası gelir eşitsizliğidir. Son birkaç yılda özellikle kapitalistleşmiş Bati ülkeleri tarafından eşit ise eşit ücret, is yerlerinde kadın çalışan kotası gibi uygulamalarla yüzyıllardır suren erkek somurusu ve cinsiyetler arası gelir eşitsizliği giderilmeye çalışılsa da, henüz gelinen sonuç dünya için kadınların yeterli ekonomik özgürlüğe kavuşması için yeterli olmadığı aşikârdır. Gelir eşitsizliği bir yandan kadın ve erkek arasındaki ilişkideki finans parametresini kadın aleyhine bozmakta diğer yandan da kadın sınıfının sınıf atlaması için gerekli olan entelektüel yatırımları yapması için gerekli finansman olanaklarını azaltarak kadınları erkeklere mahkûm bir toplumsal sınıf olarak ortaya çıkarmaktadır. Öte yandan mevcut bozuk düzen nedeniyle, kadınlar genelde erkeklerden daha düşük ücret almakta ve daha düşük profilli islerde çalışmaktadır. Bu tarz isler, gelişen teknoloji nedeniyle teknoloji dolayısıyla is kaybı riskine en yatkın isler olmaktadır. Özellikle içinden geçtiğimiz pandemi döneminde görüldüğü ve Dünya Çalışma Örgütü (ILO)’nün raporlarında da belirttiği üzere mavi yaka islerin çoğu bu donemde isini kaybetmiştir. Bu grup islerin azımsayacak bir oranını kadınlar tarafından üstlenilmesi neticesinde, islerini kaybeden kadınların gelir ve yasam kalitesi düşmüş bu da real man talebini artırmıştır.
Real man talebini etkileyen diğer önemli bir faktör ise dindir. Özellikle Müslümanların kutsal kitabi Kuran’ı Kerim, daha çok erkeklere hitaben yazılmış bir üsluba sahiptir ve kadınları erkeklerin korumak ve bakmak ile yükümlü olunan bir grup olarak betimlemektedir. Kutsal dini değerlerle büyümüş ve kendisini Müslüman olarak tanımlayan kadınlar yukarıda belirttiğim feodal yapının da etkisiyle eslerinin kendilerine bakmalarını dinin de bir gereği olarak düşündüklerinden, birine finansal olarak bağımlı yaşama düşüncesi onları rahatsız etmemektedir.
Real man talebini cigrindan çıkaran bence üçüncü etmen de sosyal medya devrimidir. Sosyal medya devrimi ile insanlar her ırktan, cinsiyetten dünyanın farklı yerindeki insanların yasam biçimlerini, refah seviyelerini çok kısa surede gözlemleme imkanını yakalamış, bu da bu durumda olmayan insanlarda bu yasam standartlarına hızlı bir şekilde erişme güdüsünü tetiklemiştir. Daha önce ifade ettiğimiz ekonomik ve sosyo kültürel nedenler nedeniyle birey bilincini tamamlayamamış, arzuladığı hayatin gerektiği finansal güce erişmek için gerekli entelektüel yatırımları yapamamış veya yapmamış kadınlar bu düzeydeki hayata erişmek için kısa bir yol olarak gördükleri real man taleplerini artırma yoluna gitmişlerdir.
III- Real Man Meselesinin Geleceği:
İçinde yasadığımız dünya, bizden önceki kuşakların hiçbirine nasip olmamış çok kısa surede ortaya çıkmış büyük devrimleri içeren bir dünyadır. Tarım devriminden sanayi devrimine geçiş 12 bin yıl sürerken, Endüstri 2.0 ile Endüstri 3.0 arasındaki devrim suresi sadece 70 yıldır (Eğilmez, s.228). Üstelik üretimin tamamen robotlarla yapılarak insan hatalarının minimize edileceği, ürünlerin özelleştirilip, daha az maliyetle yığın bir şekilde üretimini hedefleyen Endüstri 4.0’e geçiş çok uzakta değildir. Diğer taraftan içinden geçmekte olduğumuz pandemi sureci ekonomik anlamda sermaye yapısı zayıf şirketleri, düşük profili çalışanları daha çok etkileyerek uzun vadede küresel büyük sermayeye yoğun bir sermaye transferi yapacak gibi görünmektedir. Bunun sonucu olarak düşük gelir gruplu insanlar daha çok fakirleşecek ve sermaye büyük ölçekte üretim yapan küresel şirketlerde daha çok toplanacaktır. Tüm bu iki fenomenin sonucu ve mevcut sosyal medya devrimi real man meselesine iki yönde etki yapacağını düşünüyorum
Artan gelir kaybı ve sosyal medya kanalıyla pompalanan bilgi akışıyla real man talebi artarak devam edecektir. Buna karşılık sermayenin daha az elde toplanacağı, Endüstri 4.0 ile yüksek gelir gruplu meslekler arasında bir değişim olacağı hesaba katıldığında bu artışı destekleyecek bir real man grubunun yaratılması hemen hemen imkânsız olduğu görünecektir. Üstelik azalan gelirler büyük bir grubun ekonomik hayata katılmasını gerektireceğinden, real man talebi bulunanların isteklerini karşılayacak bir ekonomik yapı eskisi gibi mümkün olmayacak gibi görünmektedir.
Bu kelimeyi Dubai Üniversite’sindeki ilk yılımda duyduğumda doğrusunu söylemek gerekirse ne anlama geldiğini pek anlamamıştım. Şimdi yıllara varan gözlem sonucunda geriye donup baktığımda kadını, erkeği tüm topluma haykırarak sunu demek istiyorum:
Ne real man olun ne real manci… Hepimiz birey olduğumuzda ve birbirimizin özgürlük alanlarına saygı duyarak kendimizi gerçekleştirmeye çalıştığımızda ancak doyumlu ve anlamlı ilişkiler kurabiliriz. O gün gelir mi bilmiyorum, gelirse ben hayatta olur muyum ondan da emin değilim ama emin olduğum bir şey varsa bu yazının yazıldığı su saniyede bile dünyanın bir yerinde yine bu diyaloglar geçiyor ve ısrarla sürüyor real man arayışı, nafile cabalarla…
GA,
Dubai- Antalya- İstanbul
Şubat- Mayıs 2021
Daha fazlası için bakiniz:
Financial Times, Rising poverty and falling incomes fuel Russia’s Navalny protests, https://on.ft.com/2YQ97YY , Erişim: 7 Mayis 2021.
ILO, Global Wage Report 2021, https://www.ilo.org/wcmsp5/groups/public/—dgreports/—dcomm/—publ/documents/publication/wcms_762534.pdf
Mahfi Eğilmez, Değişim Surecinde Türkiye: Osmanlı’dan Cumhuriyete Sosyo Ekonomik Bir Değerlendirme, Remzi Kitabevi, 2018.
OECD, Gender Pay Gap, https://data.oecd.org/earnwage/gender-wage-gap.htm, Erisim: 5 Mart 2021.
Our World in Data, https://ourworldindata.org/economic-inequality-by-gender, , Erisim: 12 Mart 2021.
[1] O zaman itibarıyla, bu betimleme şuan güncel değildir.
[2] Yazarin Notu: Burada kullaninan talep kavrami ekonomik analizde kullanilan talep kavrami degildir. Ekonomik teoriye gore bir arzunun talep olmasi icin bunun satin alma gucuyle desteklenmesi gerekir. Dolayisiyla her arzu talep degildir. Fakat okuyucunun konuyu daha iyi anlamasina yardimci olacagi dusunuldugunden yazida talep kavrami kullanilmistir.