Günlük 1 Yaşında

Bir günlük tutma ve yazılarınızı insanlarla herkese açık bir şekilde paylaşma fikri, dürüst olmak gerekirse cesaret isteyen bir iştir. Çünkü yazılarınız ruhunuzdur,  canınızın içidir, kimseye gösteremediğiniz utancınız, söylemediğiniz korkulardır bazen.. Kanayan yaralarınızdan damlayan kanlar bulaşır bazen en melankolik şiirlere, bazen de en mutlu anların nazar korkusundan eliniz kolunuz bağlanıverir birşeyler karalanırken.
Evin salonuna çıplak girmek gibidir aslında biraz da internette günlük tutmak.. Acılarınızı görürler, en mahrem anlarınızı görürler, okurlar ve hissederler. Ama işin öbür tarafından bakıldığında da bu yolla insanlarla  bir küçük köprü kurmuş olursunuz. Yaşımız eğitim düzeyimiz ne olursa olsun hepimiz üç aşağı beş yukarı aynı hayatları yaşarız, ilk adımlarımız farklı yaşlarda olsa da ilk öpüşmeden aldığımız çılgınca zevk aynıdır. Hep birilerini sevmiş ve kıymet görmemişizdir . Herkesin hayatında bir efsane “o” vardır ama eşlerimiz, yanımızdakiler onlar olmamıştır. Onlar ulaşılamayan hedefler, gidilmeyen topraklar, tadılmayan bedenler ve yüzlerinin eskimemiş olmasından dolayı hep efsane olurlar. Nice kalpler onun uğrunda kırılır ama zaman geçipte etraf kolaçan edildiğinde size gülümseyen ve iyi gelen birileri mutlaka vardır. Kimi için bunun adı bir imparator adıdır, kimisi imparatora inat adını göklerden almıştır. Ne olursa olsun konu aşka gelince farklı lisanlarda farklı şarkılar dinlesek de aynı acıyla ağlarız veya güleriz.
İşte böyle herkes için ortak olan acıları, sıkıntıları, entrikayı, yalanı, en mutlu günleri ilk açılışta da yazdığım gibi pazarlama güdüsü olmadan 1 yıl boyunca paylaştım sizle. Aramızda çoğu en yakınımdakilerle bile olmayan inanılmaz sıcak bir köprü kuruldu bu site sayesinde. Eğer beni tanıyan insanlar dışında bir kişiye bile ulaşırsam kendimi başarılı sayacağım demiştim bu siteyi kurmadan.. Farklı insanlardan 1 yıl boyunca aldığım e-postalar benim başardığı gösteriyor ve emin olun ki bunu en değerli armağan olarak gönlümün en mahrem odasında saklıyorum.
Yine felsefe yapmaya yine cümleleri uzatmaya başladım bir kadının bana sık sık söylediği gibi..
Sonuca gelirsek dostlar;
Bu günlüğün devam etmesinde olumlu olumsuz tüm eleştirileriyle yol gösteren siz değerli okuyucularımı teşekkür listesinin en başına koyuyor ve olumlu olumsuz tüm eleştirileriniz için çok teşekkür ediyorum.
Eğer bu sene içinde kitabımı çıkaracaksam ve eğer bugün hala yazabiliyorsam bir kaç insan dışında özellikle iki insana ismen teşekkür etmek isterim. Beni sürekli yazmaya teşvik eden iki ölümsüz aşığa.. Tony ve allahın takdiriyle yakın zamanda aramızdan ayrılan benim canım dostum Çiğdem’e..
Bir teşekkür de onca şiir ve yazının yazımındaki duygusal iklimin yaratıcıları, şiirlerimin bir nevi anneleri konumundaki,  hayatıma o veya bu şekilde dokunan malum sebeplerden dolayı isimlerini burada anamadığım ama okuyunca kendilerini bulacak olan kadınlarıma çok teşekkür ediyorum:
Teşekkürler sen ki..
Teşekkürler sarı dünya..
Teşekkürler ışıltı..
Teşekkürler “o”..
Teşekkürler latin ..
Teşekkürler  temmuz..
Teşekkürler ab-ı hayat..
Teşekkürler ezberbozan..
Teşekkürler istanbul
Teşekkürler prenses..
İga,
26.02.2011
İstanbul-Giresun Otobüsünde..
“iga yazmaya devam edecek!”
 

One comment

Leave a Reply