Benim Adim Umut…
Benim adim Umut. Yilin bu zamanında evinizde tek başınıza oturup defterinize bir şeyler yazma ihtiyacı hissediyorsanız, ya yazacak çok şeyiniz var demektir ya da ya da olabildiği kadar yanlizsiniz demektir. Aslinda her ikisi de degil benim icin.
Evet, benim adim Umut. Adimi yıllarca doktor doktor gezip de annem nihayet bana hamile kalınca, “bir umut doğar belki bu sefer” diyerek babam koymuş. Babam akşamları yemekten sonra, annemi evimizin salonundaki buyuk koltuğa oturtup anneme en sevdigi sarkilari çalmış doğumuma kadar. “Bir Bahar Aksamı Rastladım Size”lerle başlayıp, “Ada Sahilleri”yle biten o aksamlarin en buyuk kaygisiymis benim dogusum, Onlarin dogum umudu, benim yasama umudum…
Ben aslinda cok sansli bir adamim. Dogumumdan bu gune kadar ailemin sevgisi de ilgisi de bir saniye uzerimden eksik olmadi. Ne yuksek lisans icin sehir disina gittigimde, ne yurtdisinda calistigim yillarda hic birbirimizden kopmadik. Ben gec dogdugum icin aramizda olan buyuk yas farkina ragmen, birbirimizin etrafini saran o sevgi halesi hic kopmadi. Onlarin dogum gunlerinde buradaysam beraber raki baliga gittik, degilsek telefonla konustuk. Hafta ici aksamlari bulusup, babamin udu esliginde annemin sevdigi sarklilari soyledik hep beraber. Gun geldi “ozledik be cocugum” dediklerinde isimi gucumu birakip onlarin yanina dondum, gun geldi ben burada yapamayacagim dedigimde babamin elini omzumda buldum.
Canim ailem…
Aile hayatta gercekten en onemli deger insan icin. Bugun yeni yila girilmeden “anne ben eve gidiyorum Huseyin gelecek” dedigimde, annemin yuzunu asip “o da gelseydi be çocuğum yeni yila yalniz mi girilirmiş” demesi olmasaydi daha da iyi olacakti ama neyse. Simdi yilin bitimine dakikalar kala evimde oturmus Huseyin’i beklerken bunlari yaziyorum. Huseyin benim cocukluk arkadasim. Ayni mahallede buyuduk ikimiz. Huseyin’in annesi o kucukken bir trafik kazasinda hayatini kaybettikten bir kac yil sonra babasi baska bir kadinla evlenmis. Babasinin yeni esi Huseyin’i isteyemeyince, Huseyin’in teyzesi,bizim komsumuz Mucella teyzeler onu yanlarina aldirmis. Boylece de bizim suana uzanan dostlugumuz baslamis.
Ilkokuldan universiteye kadar bu sehirde tum anilarim Huseyin’le beraber gecti. Beraber buyuduk, beraber asik olmaya basladik ve beraber ayni anda dagildik farkli duslerle hayata. Huseyin bu sehirde kaldi, universiteyi burada okudu ve burda is buldu. Ben yillar sonra yurtdisindan ailemin istegiyle geri donunce, havaalaninda beni “bok mu vardi niye geldin lan buralara” diye karsilayan yine o oldu yuzundeki ozlemi saklayamadan.
Iyi cocuktur Huseyin ama biraz tuhaftir. En basta pervasizdir. Hayatiminda tanidigim en merhamet dolu yurege sahip olmasina karsin, anlattigim olaylar karsisindaki bazi tavirlari beni cileden cikarir. Dort yillik iliskimin bittigi terkedilgiimi ogendigim zaman, icimde yasadigim acilari ona anlattiktan sonra viskisinden bir yudum alip “ Olum sen bu karilari niye bu kadar kafana takiyorsun, muhtemelen kari senden daha iyi bir paket bulup seni dehlemistir” dediginde bogazini sikasim gelmisti. Ama bir kac hafta sonra gercekler Huseyin’i hakli cikardi. Muge’nin zengin bir adamla bir nisan pastasi onunde fotografini instagram hesabinda gordugumuzde Huseyin yine benden once davrandi “ Ben sana ne dedim? Oglum bu kariyi bizim sirketten biliyorsun. Kac kisi bu kariyla olmak istedi de kari pas vermedi. Simdi nisanlandigi adama bak allahini seversen! Walla bu adami bu kari yillar once tenha sokakta gorse yuzune biber gazini sikardi. Simdi onla nisanli. Onlerindeki pastayi goruyormusun? Iste sir orada, tip gozaltina alinan darbeci general ama pasta saglam nerden baksan 5 bin kaat. Adam da gubre saglam be oglum…. Buna bir ad koyalim. Adi Gubrettin olsun.” diyerek agiz dolusu kahkaha atmisti benim evin balkonundan geceye dogru…
Huseyin iste boyledir. Insanlar icinde cok kibar cok canayakindir ama biz ikimiz kaldigimizda kadinlara “kari” demekten zevk alir, onumuzden gecen kadinlara kendi skalasina gore puan verir ve onlari surekli elestirir
“Alti nokta dort, yuzu guzel kari ama abla o belindeki yag nedir ya igrenc, git calis ya!”
“Iki nokta uc…Gomun gitsin bunu neye yarar ki bu kari”
“Yedi nokta bir, vucut iyi de yuz les ya”
Tanidigim en merhamet dolu yurege sahip olmasina ragmen, olaylara nasil bu kadar materyalistce egildigini hic anlamamisimdir. Bunlai konusmamiza hic izin vermedi Ben yurtidisindayken bir kadin tarafidnan buyuk hayal kirikligina urgratildigi belli. Yoksa gecen gece benimle ailem ve Gaye konusunda benimle oyle konusmazdi.
Gaye ile bir sosyal medya uygulmasi ile tanistigimizda ben bahsettigim bu dort yillik iliskiden cikali dort ay olmustu. Kendimce cikis aradigim bir aksam onu karsimda buldugum o gunun sabahinda onla konusurken, o gunun gecesinde onu her aksam viski ve huzunle ezdigim kucucuk evimin kucucuk salonundaki koltukta dudaklarim onun dudaklariyla oldugu anda buldum. Gaye 24 yasindaydi benden alti yas daha kucuk. Babasi genc yasta olmus annesi baska evlere temizlige giderek onun universitede okumasini saglamaya calisiyordu. Gaye ilk bulusmamizda hayatimin en tutkulu sevismesini yasattiktan sonra balkona yanima gelmis, yanimda bulunan kadehten bir yudum almis ve yuzumu ellerine alarak sunu demisti :
“Herseyi sen yapiyorsun!, bunu yapma kendine.”
Ben yanimda kalacak derken cizmelerini cekerek kapiyi kapatti ve gitti Gaye ilk bulusmamizda bisey soylemeden… Ne cogu kadinin ilk sevismeden sonra duydugu sacmasapan sucluluk duygusu veya birseyleri teyit etme ihtiyaciyla ertesi gun beni mesaja bogdu, ne de benden bisey bekledi. Oylesine gitti Gaye… Ertesi gun ve onlarca ay boyunca onun yaninda olan onu gormek isteyen ben oldum. Ucuz saraplari bu sehrin tenha yerlerinde beraber icerek birbirimize sevdigimiz sarkilari soyledik, ayri kaldigimiz zamanlarda birbirimizde okudugumuz kitaplardan pasajlar gonderdik, onun regl oldugu gunler dahil her aksam surekli sevistik.
Gaye’ye tutkuyla baglanirken “Dur” onlar icin “Umut” oldugum ailemden geldi. Heyecanli oldugum guzel bir pazar sabahi babama bu konuyu actigimda babam “gerek yok” diyip geciverdi. Cunku ailemize uygun degildi, cunku onlarin Umutlarindaki hikaye bu degildi. Bu sessizlikte bir gun gitti Gaye..Benim zimni kabulumde, Huseyin’in en aci sozleri de o gun saplandi zaten
“Sen manyakmisin oglum?, Aile kim ya? Seni bu dunyaya sadece kendi istekleri icin getirmis senin gelecegini hic bir sekilde garanti altina almamis insanlar icin mi istedigin kari icin mi vazgeciyorsun? Ailene karsi sen borclu degilsin, onlar sana borclu! Ben her gun bu hayatta kalmamis olmayi diliyorum ama ne care? Birilerinin cogalma istegiyle ya da korunmasiz cinsel iliskisiyle dunyaya gelmisim iste.. Soyle bana baba, bu varolus benim iradem mi? Ben mi gelmeyi istedim bu dunaya? Ben istedim annem olsun ve babam siktirip gitsin? Ne sen ne ben ne de kimse ailesine borclu, simdi kalk kendine gel ve o kiza bir sey yaz!, herseyi sen yasiyorsun, bunu yapma kendine!”
Son sozleri onun bana soyledigi sozlerin aynisiydi, gecelerce bunu dusundum. Hatta belki de bu yuzden bizimkilerle yilbasini kutlarken, babamin udunda Nihansin Digdedene eslik ederken ondan tutuktum, bilemiyorum…
Kapi caldi, ben gidiyorum…
Duvara baktim saat 23:59’ tu…..
