Mustafa Kemal’in Askerleri

Daha okula bile baslamadigim yillarda babamin kutuphanesini karistirirken bir fotograf albumunde rastlamistim ilk kez ona. Yatay bir A4 boyutunda olan o albumun her sayfasinda bir buyuk fotograf altinda ise fotografin bir aciklamasi yer aliyordu. Selanik’te iki katli bir eski yapinin fotografi ile baslayan  , Ankara’da gorkemli ve hatta Antik Yunan yapilarini andiran bir fotograf ile biten o album benim hayatima dokunan ilk kitapti onla ilgili. Okumayi ogrendikten sonra okuyabildim yillardir her sabah dokundugum albumun kapagini : “Fotograflarla Ataturk Albumu, Turk Hava Kurumu Yayinlari”.

Okumayi ogrendikten sonra devamli bir aclik icerisinde onla ilgili kitaplari okumaya basladim, Lord Kindross’tan Sevket Sureyya’ya, Falih Rifki’dan, Hasan Riza Soyak’a, Kilic Ali’den Halide Edip’e ne bulduysam okuyordum. Babam, sagolsun, devamli onunla ilgili kitaplar getiriyordu sevdigimi bildigi icin. Aramizdaki bu iletisim annem ve babam ayrildiktan sonra da devam etti. Evler ayriydi ama adima gelen duzenli kargolardan surekli bir Ataturk kitabi cikiyordu. Kitaplari deli gibi okuyor, hakkinda bir belgesel olursa saat kac olursa olsun oturup izliyordum. 1993 yilinda Sari Zeybek, 1994’te Kurtulus okuduklarimin gorsel boyutlarini olusturmaya merakimi daha da artirmaya baslamisti. Her okudugum izledigim onun hakkinda merakimi daha da artiyor okudum kitaplarda izledigim belgesellerde kafamdaki sorulara yanit ariyordum. Bir sure sonra okuduklarimin kendini tekrar etmeye basladigini farkettim ve ilk o zamanda oldu galiba H.C. Armstrong’un “Bozkurt”kitabiyla tanismam. Kitabi bana yine ironik bir bicimde babam almisti ve ondan sonra kutuphanelerimizde ayrisma basladi sanirsam. Babam, ondan sonra da hep fikirlerini onaylayan yayinlari okumaya kanallari izlemeye devam etti. Babamin kutuphanesi Erol Manisali, Yilmaz Ozdil, Hulki Cevizoglu vs ile dolarken benim kutuphanemde Nutuk ile Bozkurt yanyana duruyordu.  Bu anlayis hayatimda sonradan hep devam etti ve katilmadigim fikirleri anlamak icin icinde buldum once karsit fikrin olusma sebeplerini anlamaya calismaya. Kutuphanemde Friedman ile Adam Smith’in,  Keynes ile Marx ín yanyana durmasi gibi…

Yillar gectikte bazi insanlarin ona Ataturk demekten kacindiklarini, sayilari azimsanmayacak sayida insanin da ondan hoslanmadigini farkettim. Bu nasil olabilir ki? Derslerde okul kitaplarinda bu kadar kahramanlik oykuleri anlatilan, yedi duvele karsi tek basina savasmis bir insanin heykellerine niye baltayla saldirilir? Niye kanun ile korunur? Niye Ataturk’un kurdugu partiye milletin destegi gun be gun azalir? Kafamin karistigi gunlerde bu soruyu babama sordugumda “milletin cahil”oldugunu soyledigini hatirliyorum. Iyi ama oyleyse Demokrat Parti milletin yaridan fazla oyunu aldigina gore istatistiksel olarak hepsinin cahil olma olasiliginin dusuk oldugu ortadaydi.  Ote yandan bir de koy enstituleri efsanesi vardi, koy enstitulerini DP’nin kapattigi palavrasi yani. DP Koy enstitulerinin tamamini kapattiginda systemin beli zaten kirilmisti. Koy Enstituleri’ni kuran Hasan Ali Yucel ve Ismail Hakki Tonguc’u secimlerde oy kaybetmemek icin gorevlerinden alan Menderes degil, Ismet Inonu’nun ta kendisiydi. Ama iste milletce seviyoruz bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmayi.

Arkadaslarim ve kendini modern diye tanimlayan insanlar agizlari dolarak Mustafa Kemal’in askerleriyiz diye bagirirken, ben, hayatim boyunca silahlardan askerlerden askerlikten nefret etmis ve askerligini ulkenin hududunda en haki renge yakin sekilde yapmama ragmen bu bagirisa sessiz kalmaya baslamistim.  Isin ironik tarafi Mustafa Kemal’in askerleriyiz diye bagiran insanlarin bir kisminin askerden yirtmak icin yillardir bedelli askerligi beklemesi, bir kisminin ise askerliklerini Ziraat Bankasi gise bolgesinde tamamlamasiydi. Onlara kizmiyorum, sabahin korunde Tommiks Suleyman’in nikotinli nefesiyle emriyle yokus yukari ayaginizda 3 kg botla kosmanin, beyaz taslar uzerinde yagmurda sinav cekmenin,  sizi palaskayla kovalayan uzman cavustan bir tenis kortu kadar alanda kacmanin, kantinde arkanizi dondugunuzde cikolata calmaya calisan uzman cavuslarin ne bir siirseligi ne de bir kahramanlik destani vardi.  Tommiks’in askeri olanlarin bir daha kimsenin askeri olmak istemeyeceginden yuzde yuz eminim. Ama ben ogunlerde reddetmistim birinin askeri, kulu kolesi olmamaya. Cunku askeri oldugunuz insan ne kadar iyi olsa da yaradilisima hayata bakis acima ters gelmeye baslamisti birine koru korune inanmak, hele de o kisi bir insansa…Bugun Erdogan taraflarina cahil, egitimsiz ve yobaz diyenlerin yuz yil once yasamis bir insanin askerleri olmasi, yuz yil once uyguladigi ekonomi modelini artik her birimizin islerini almaya hazir yapay zekalarin oldugu yirmi birinci yuzyilda kurtulus caresi savunmasi arasinda ben bir fark gormuyorum. Tekkelerde zikir cekip seyhlerin onunde Allah Allah diyerek kendinden gecen, maddi manevi olarak tarikatlar agalar, seyhler dervisler tarafindan somurulmus zavalli insanlarimiz ile  ile Halk Tv’de Ataturk adi gectiginde kendinden gecmis bir sekilde slogan atip alkislayanlar arasinda mentalite olarak ne fark var ki. Bir yerde yanlis geliyor akli calisan okuyup yazan dusunen bir insanin baska bir insani diger insanlardan ustun gormesi pence altina bu kadar kolay girmesi, kulluk etmeye hazir olma dusuncesi…Ve benim hayata yasama bakis acim kabul etmiyor 100 yil once yasamis bir insanin hala bir sekilde gundelik hayatin her gun icinde olmasi ve hergun bir sekilde tartisilip konusulmasi..

Okudukca mi buyudukce mi gozume daha bir carpar oldu kendince ayri kutupta olan insanlarin davranis bicimlerindeki ortak noktalar ve bazi garip tutarsizliklar, bilmiyorum. Bugun bazi kemalistler, KHK lar ile haksiz yere insanlarin hapse atilmasini isinden olmasini en yuksek perdeden seslendirirken Istikal Mahkemeleri yoluyla canindan olan insanlarin hikayeleriyle hesaplasamiyor. Sivas’i, 1 Mayis’i, 16 Mart’I hatirliyor ama hafizasi flulasiyor konu Dersim’e gelince…Hala Ismet Inonu’nun bu ulkeye kendi iradesiyle cok partili demokrasiyi getirdigini dusunuyor ama Stalin’in Turkiye’ye saldiriyla tehdit etmesi karsisinda Birlesmis Milletler’e uyelik icin Turkiye’nin cok partili demokrasiye gecmesi gerektigi sartinin sunuldugunu bilmiyor.  15 Temmuz’un Erdogan’in ulkede tek gucu elinde toplamak icin kullanilan bir darbe girisimi ya da operasyon oldugunu soyluyor ama nedense Ataturk’e 1926 da yapilmak istenen suikast girisiminin de tum bir mualifeti bertaraf etmek icin kullanildigini goremiyor. (Izmir Suikasti davasi icin Ugur Mumcu’nun Gazi Pasa’ya Suikast kitabini oneririm.) Erdogan’in kendi devrimini ve devlet modelini oturtmak icin milliyetciler, liberaller, bir kisim solcularla yaptigi onceki ittifaklari “takiyeci”diyerek elestiriyor ancak Mustafa Kemal’in devrimler oncesinden din adamlarindan, saltanatcilara, komunistlerden emperyal guclere kadar cok genis bir yelpazede kurdugu iliskilere siyaset diyor.  Bana ise bunlarin tamami ayni hatali insan davranisi olarak gorunuyor, birini herseye ragmen hatasiz gormek ve bir sekilde kul olma icgudusu.

Belki de bunlarin hepsinin nedeni benim, babamin annemin ve suan hatta yegenimin almakta oldugu tarih egitimidir, kimbilir? Hani sanli Turk tarihi ile baslayip nedense Mustafa Kemal’in olumuyle biten sanli tarih! Oyle harika tarih anlattilar ki bize, ortaasya’dan anadolu’ya gelisimiz burayi yurt yapisimiz, nedense bizim yonettigimiz tum medeniyetlerin bizim yonetimimizden hep hosnut olmasi ama hep bir dis mihrakla yikilan sanssiz devletlerimiz. Islamiyeti sanki uzun sure Kuran-I Kerim’I inceleyen bir heyetin evet tamam Islamiyet mantikli bunu Turkler olarak kabul edelim gibi bir sekilde kabul edildigi imaji veren tarih anlatimi size ne kadar inandirici geliyorsa bana da o kadar geliyor. Kilicla zorla zorbalikla Islamiyeti kabul ettigimiz nedense yazmiyor o guzel tarih kitaplarinda. Tipki Mustafa Kemal Turkiye yakin tarihinde belki de hic bir kisinin sahip olmadigi gucle donanan bir adamin tum omru boyunca sadece bir kadinla iliskisi olduguna inanmamizi isteyen tarih anlatimi gibi.  Benim gibi cuce ve cirkin bir adamin bile azicik biti kanlaninca etrafi kadin ordusuyla cevrilirken, Mustafa Kemal gibi son derece karizmatik, gucun zirvesinde bir adam omru boyunca sadece Latife Hani mile iliskisi oldu oyle mi? Hadi canim siz de!

Ben Mustafa Kemal’i seviyorum. Sanilanin aksine hakkindaki ve karsisindaki tum elestirilere ragmen seviyorum. okuyarak bilerek anlayarak seviyorum. Onu sevmeyenlerin her yerde buyuk bir ahlaksizlikla babasinin belli olmadigini soylediklerini iddia ettiklerini bilerek ve hatta da tam bu yuzden daha cok seviyorum. Kucuklugunde bir cok travmalar yasamis ama her olumsuz kosula ragmen okumus, kendini gelistirmis kendi devrimini muhtesem bir sekilde uygulamis bir entellektuel siyasi figur oldugu icin seviyorum.  Yuzyillarca hanedanlarca yonetilmis, islami en muhafazakar bicimde yasamis toplumu modernlestirmek icin yaptigi devrimler icin seviyorum, bunun icin dil devrimiyle Turklerin ortadogu ve dolayisiyla islam ile baginin koparilmasinin ana hedef oldugunu dusunmeme ragmen. Iyi kotu bir demokrasi getirmeye cabalamasindan dolayi seviyorum, her karsisina cikanin toplumun genis bir kesimince kabul gormesinden duydugu hayalkirikliklarini anlayarak ve olene kadar hic bir secimle iktidara gelmedigini ve hatta da girse de kazanamayacagini dusunerek seviyorum.  Yuzyillarca akan bir nehrin yatagini degistirmek icin en yakin arkadaslari da dahil olmak bir suru insani ezip gecmeyi goze aldigini bilerek sirf hayalinin pesinden kostugu ve bunun icin cabaladigi icin seviyorum.

Hayatini bir ulus icin harcadagi ve geride ne bir hanedan, ne bir varis birakmadan aldiklarini ulusuna vererek giden buyuk bir siyaset adami oldugu icin seviyorum zihnimden bustlerini, 10 kasim esas duruslarini, korna seslerini, dev heykellerini, her yere asilan sozlerini ve her gun her kanaldan zihnime hucum eden saksakcilarini atmaya calisarak…

Ve hepsinden onemlisi insan oldugunu bilerek ve insan oldugu icin seviyorum.

Bustleri o zaman yere iniyor ve dokunabiliyorum o masmavi gozlerine gozlerim yasli…

GA,

Dubai,

Temmuz-Agustos 2018

Bir Cevap Yazın

Gökhan Akkaynak sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin