Medeni Bey’in ofisine girdiğim anda, bambaşka bir dünyaya adım attığımı hissettim. Bu röportaj, yalnızca bir görev değil, aynı zamanda en prestijli kadın dergisi olan Birey Kadınlar dergisi tarafından “Yılın Kocası” unvanını kazanmış bu etkileyici avukatı daha yakından tanıma fırsatıydı. Bu dergi tarafından her yıl düzenlenen bu seçimin kazananları, yalnızca mesleki başarılarıyla değil, aile içindeki rol modelleriyle de dikkat çekiyordu. Medeni Bey, hukuk dünyasında kazandığı zaferlerle tanınan bir isim olmasının yanı sıra, eşine ve ailesine olan bağlılığıyla gönülleri fethetmişti.
Ofise adım attığımda beni, modern mimariyle zenginleştirilmiş bir alan karşıladı. Girişteki geniş fuaye, sakin tonlardaki mermer yer döşemesi ve minimal tasarımlı oturma gruplarıyla adeta bir otel lobisini andırıyordu. Tavandan sarkan kristal avize, hem şıklığın hem de zarafetin altını çizerken, duvarları süsleyen soyut sanat tabloları sofistike bir dokunuş katıyordu. Fuayeden ilerleyerek Medeni Bey’in kişisel ofisine geçtim; burada, ihtişam ve sadeliğin kusursuz bir uyumu vardı.
Kendisini beklerken, odanın büyüsüne kapılmamak imkansızdı. Her detay özenle düşünülmüş, her seçim bir hikaye anlatıyordu. Medeni Bey nihayet içeri girdiğinde, onun karizmatik duruşu ve sıcak tebessümü, ofisin yarattığı ilk izlenimi tamamlıyordu.
Kapı yavaşça açıldığında Medeni Bey içeri girdi. Orta boylu, zarif bir şekilde taranmış koyu saçları ve pürüzsüz duruşuyla hemen dikkat çeken bir adamdı. Üzerinde mükemmel dikilmiş, koyu mavi bir takım elbise ve sade bir kravat vardı. Kendisinden yayılan profesyonel ve güvenilir enerji, bir avukat olarak sahip olduğu itibarı doğrular nitelikteydi. Hafif bir tebessümle ofisteki alanı doldurdu; bu, hem otoriter hem de misafirperver bir karakterin işareti gibiydi.
Bana doğru yöneldi, kibar bir şekilde elini uzatarak sıcak bir karşılama yaptı. Ardından masanın arkasındaki büyük deri koltuğa oturup dosdoğru bana odaklandı. Odadaki atmosfer bir anda değişti; dikkatlice seçilmiş her detay, onun prestijini vurgulamak için oradaydı, ama aynı zamanda şimdi tüm ilgiyi sohbete vermeye hazırdı.
Röportaj için hazırdık. Not defterimi çıkarırken, bu anın sıradan bir görüşmeden öte bir hikaye taşıyacağını hissettim.
G: Medeni Bey, öncelikle yoğun takviminizde bana zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederim. Bu benim gibi amatör olarak yazarlık yapan birisi için çok önemli bir fırsat. Belki klasik olacak ben ilk önce eşinizle tanışmanızdan başlamak istiyorum. Eşiniz Ayşe Hanım’la tanışma hikayenizden başlayalım isterseniz. Nasıl tanıştığınızı anlatır mısınız?
M: (Gülümser) Bu soruyu soracağınızı biliyordum. Hatta geçen başka bir dergi röportajında da sorulmuştu ama tekrar cevap vereyim. Ben Ayşe Hanım’la o zaman çok popüler olan Kalplere Vur Bir Zımba Rumba da Rumba flört uygulamasından tanışmıştım. İşim dolayısıyla çok yoğun çalışıyordum ve dışarı çıkmaya pek fırsatım olmayan bir dönemdi. Bir arkadaşım bana bu uygulamadan bahsetti ben de telefonuma kurdum ve profilleri gezmeye başladım. Profilleri gezerken Ayşe’nin profilini gördüm ve hemen sağa kaydırdım.
G: Profili nasıldı hatırlıyor musunuz? Sizi en çok ne etkiledi profilinde?
M: Elbette hatırlıyorum daha dün gibi aklımda her şey. Ayşe’nin mavi g-string bikinisiyle kadraja doğru öne eğildiği çok seksi bir fotoğrafı vardı plajda, gerçekten de çok çekici görünüyordu. O görüntüye kayıtsız kalamadım. Hemen profili sağa kaydırdım ve birkaç gün sonra o da benim profili beğendi ve eşleştik.
G: Sadece bikinili fotoğraf mı ilginizi çekmişti? Başka neler vardı profilinde hatırlıyor musunuz?
M: Ayşe profilinde özgür kendi ayakları üzerinde duran birey bir kadın olduğunu yazmıştı ve kendisini destekleyecek güçlü erkekler aradığını yazmıştı profil kısmında. Benim de durumu görüyorsunuz çok şükür kazancım yerindedir, dedim neden olmasın? Sonuçta genç, güzel ve birey olmuş bir kadını kolay bulamazsınız bu hayatta.
G: Daha sonra ne oldu biraz anlatır mısınız?
M: Açıkçası ilk buluşmayı yapmak biraz sancılı oldu benim açımdan. İletişim için telefonlarımızı birbirimize verdik ama Ayşe o dönem biraz yoğundu. Benim mesajlarıma yoğunluğundan ötürü bazen birkaç gün sonra cevap veriyordu. Bu da tabi ilk buluşmayı gerçekleştirmeyi zorlaştırdı tabi. Ben ise bir an önce Ayşe ile buluşmak istiyordum, çok beğenmiştim çünkü.
G: Peki bu durumu nasıl çözdünüz?
M: Alto Restoran’ı bilir misiniz?
G: Kim bilmez, şehrin en pahalı restoranıdır orası ve girmek için üyelik gerektirir.
M: Doğru. Benim orada üyeliğim vardı sahibi de arkadaşım. İlk buluşma için oraya davet ettim. O sırada onun yoğunluğu biraz azalmıştı, o da kabul etti böylece ilk buluşmamızı yapabildik iki hafta kadar sonra.
G: Nasıl geçti buluşma peki?
M: Tek kelime ile mükemmeldi. Hemen aramızda bir elektrik oldu diyebilirim.
G: Biraz ayrıntı verseniz?
M: İşte ben Ayşe’yi evinden aldım beraber restorana geldik. Nerdeyse mekan kapanana kadar oturduk, içildi de tabi baya. Ama Ayşe çok keyifliydi, bir ara hatta mekanda sahneye çıkıp direk dansı bile yaptı keyfinden.
G: Evet. Peki neler konuştunuz hatırlıyor musunuz?
M: Doğrusunu istersen o kadar sarhoştuk ki ben çoğunu hatırlamıyorum. İlk başlarda Ayşe çok tutuktu ama zaman ilerledikçe açıldı, çocukluğundan, işinden, gençliğinden konuştuk. Çok zor bir çocukluğu olmuş Ayşe’min. Babası annesini aldatmış ve sonra bunları terk etmiş. Annesi birkaç yıl sonra başka bir adamla evlenmiş ama maalesef orada da başka sıkıntılar olunca evi terk etmek zorunda kalmış. Çok zormuş Ayşe’min gençliği, şimdi bile fark ettiyseniz anlatırken sesim titredi. Terkedilmek çok zor bir şey olsa gerek. İşte çocukluğundan konuştuk, sevdiğimiz şeylerden hayallerimizden konuştuk. Mesela seyahat etmek istediğimiz ülkeleri falan. Bir de tabi birkaç can sıkıcı şey konuşuldu alkol etkisiyle.
G: Ne gibi?
M: İşte Ayşe üniversite yıllarından bahsederken bir dönem kendini kaybettiği bir dönem olduğu ve altı ay kadar falan tek gecelik ilişkiler yaşadığından bahsetmişti. Bir de bir dönem tatil yapmak için başka bir adamın ona sponsor olduğundan falan.
G: Nasıl yani ne gibi?
M: İşte yaşlıca bir adam varmış o dönem kredi kartına ek kart çıkarmış, sen harca diye Ayşe’de kullanmış bunu bir dönem. Öyle bakmayın canım aralarında bir şey olmamış, Ayşe sonra iade etmiş kartı zaten
G: Evet. Anlıyorum. Peki sizi eşinizin altı ay kadar tek gecelik ilişkiler yaşamış olması rahatsız etmedi mi?
M: Tabiki başta duyunca çok hoşlanmadım. Ama sonuçta geçmişte yaşanmış şeyler, ben geçmişe takılmanın doğru olduğunu düşünmüyorum.
G: (Haftada dört den, altı ayda en az doksan altı kişi olduğunu hesaplıyorum zihnimden hızlıca) Evet. Şimdi isterseniz biraz da evliliğinize gelelim. Nasıl oldu ? Evlenmeye nasıl karar verdiniz?
M: (Gülümsüyor) Aslına bakarsanız bunu okuyunca Ayşe sizin sayfada kızacak bana belki ama Ayşe bu konuda itici kuvvet oldu diyebilirim. Zaten daha ikinci buluşmamızda artık zaman kaybetmek istemediğini evlenmek ve çocuk sahibi olmak istediğini söylemişti. Sonuçta anne olma isteği en doğal hakkı, üçüncü ayda bana bir akşam rest çekti bu şekilde devam edemeyeceğini ya evlenmemiz gerektiğini ya da ayrılmamız gerektiğini söyledi. Çok aşıktım ben Ayşe’ye, halen de öyleyim. Zaten bekar hayatından da artık sıkılmıştım, evlendik. Bir sene sonra da kızımız oldu. Bir saniye, bu telefonu almam lazım.
M: Oo Fako n’aber ya? Neredesin oğlum? Arıyoruz ulaşamıyoruz… Hııı. Haa. Hasiktir lan yavşak yalanını sikeyim senin. Yoğunmuş. Biz boş bakkalda taşak mı tartıyoruz ibne…(Kahkaha atar) .. Nee bizim evde misin? Tamam lan hafta sonu buluşuruz. Tamam ver onunla da konuşayım. Aşkım naber? … Evet… Tamam.. Tamamdır onu akşam hallediyorum. Yok açamadım bugün hiç Instagram’ı. Sabahtan beri bir yoğunluktur gidiyor, şuan da bir röportaj veriyorum.. Tamam çocuklara söylerim alıp gönderirler. Story mi attınız, yok görmedim. Bensiz eğleniyorsunuz sizi hınzırlar. Tamam çocukları akşam sen gitmeden alırım seni gitmeden görürsün tabi. Selam söyle Fako’ya, öpüyorum ikinizi de. (Telefonu kapatır). Alem bunlar ya. Gökhan Bey kusura bakmayın sizin yanınızda da biraz küfürlü konuştum ama biz Fako ile böyle konuşuruz.
G: Rica ederim hiç sorun değil. Fako kim Medeni Bey?
M: Haa ağız alışkanlığı. Benim en yakın arkadaşım Faruk, birkaç yıl önce tanıştık. Benim müvekkilimdi, inşaat firmasının devletle bir problemi olmuştu da davasına benim bakmamı istemişti. Çok kafa adamdır Fako, bitmek tükenmez bir enerjisi vardır. Her gece dışarda, bu yaşta bu enerjiyi nasıl bulur bilmem. Ben artık bu işlere pek gelemiyorum, Ayşe’de aslına bakarsanız bu konuda şikayetçidir. Ayşe eğlenmeyi çok seven bir insandı halen de öyle, gerçi eskisi gibi değil biz evlenmeden önce Ayşe hemen her gün arkadaşlarıyla klübe eğlenmeye giderdi. Faruk ile de çok iyi anlaşmıştılar o yüzden ikisi de dışa dönük enerjik insanlar, bana sürpriz yapmak için aramışlar. Evde havuzdalarmış. Story attık görmedin mi falan dediler. Açıp beğeneyim yoksa Ayşe ile papaz oluruz. (Gülüyor) Bakın işte bu Fako bu da Ayşe.
G: (Açılan story de lüks bir villanın havuzunun geri planda görüldüğü bir fotoğrafta yanak yanağa bir kadın ve erkek görünüyor. Kadın kadraja öpücük atıyor) Eviniz çok güzel Medeni Bey.
M: Evet fena değil. Bakın bu da Ayşe eminim görmüşsünüzdür zaten önceden.
G: Evet tabii ki gördüm. Medeni Bey, birşey soracağım sakıncası yoksa
M: Röportaj değil mi bu, tabii ki buyrun sorun
G: Şimdi kızınızı Ayşe Hanımı sizi görüyorum ama bu profilde bir adam daha var o kim Faruk Bey mi ?
M: Yok o Ayşe’nin eski eşi Mert.
G: Anlamadım?
M: Eski eşi işte ama çok iyi bir insandır. Neden öyle bakıyorsunuz?
G: Kusuruma bakmayın ama bana biraz garip geldi de, siz devam edin lütfen
M: Anlıyorum ne demek istediğinizi. Ama bitmiş gitmiş bir evlilik o yıllar önce, hem Ayşe bu konuda çok şeffaf davrandı bana. Eski eşiyle arasında hiçbir şey kalmadığını söyledi. Mert iyi bir insan hala da görüşürler. Duygusal bir şey kalmamış orada, eski günlerin hatrına duruyor, çok da önemli bir şey değil. Sonuçta önemli olan bugün değil mi? İnsanların geçmişlerini kontrol edemeyiz
G: Medeni Bey, tabii ki insanların geçmişlerini kontrol edemeyiz yaşananları silemeyiz onları bunlarla yargılayamayız. Ama bilmiyorum bana bu iş garip geldi.
M: Nesi garip ki bunun? Sonuçta bitmiş gitmiş bir ilişki, hem ben Mert ile de tanıştım çok düzgün bir çocuk zaten aralarında bir şey de kalmamış. Size garip gelen şey ne? Neye takıldığınızı anlamadım.
G: Medeni Bey, geçmişle insanları yargılamayız ama geçmişi bugüne ve ilişkilerine getirmeleriyle yargılayabiliriz diye düşünüyorum. Sonuçta siz Ayşe Hanım’ın eşi ve çocuğunun babasısınız, tabii ki herkes ilişkiler yaşayabilir ama ben sizin yerinizde olsam bana saygısızlık edildiğini, geçmişteki ilişkinin bitmediğini düşünürdür ve haksızlığa uğramış hissederdim.
M: Siz evli misiniz Gökhan Bey?
G: Hayır, bekarım.
M: Daha önce hiç evlendiniz mi peki?
G: Hayır.
M: Şu an bir kadınla ilişkiniz var mı?
G: Sizinle özel hayatımı paylaşmayacağım.
M: Tabiki yok ! Hiç şaşırmadım. Bakın Gökhan Bey, size bu işte ödül almış biri olarak tavsiye vereyim. Esnek olmayı öğrenmeniz gerek. Artık o feodal toplum da, geleneksel kadın erkek rolleri de geride kaldı. Bir de yazarım diyorsunuz, ama maalesef çok geri kafalısınız. Devir değişti ve değişiyor, kadınlar artık hem çalışma hayatının hem de toplumun aktif bir parçası. Bu feodal kafayla, siz yalnız kalırsınız benden size söylemesi. Gökhan Bey bu röportaj daha ne kadar sürecek? Benim halletmem gereken işler var, çocuğu okuldan alıp eve götüreceğim, havalimanına gideceğim.
G: Merak etmeyin Medeni Bey, bitti gibi. Sizin de tatil de planınızı bozmak istemem.
M: Ben tatile gitmiyorum ki.
G: Ya?
M: Ayşe arkadaşlarıyla Dubai’ye gidiyor bir hafta. Ben çocuğu alıp eve gideceğim Ayşe gitmeden önce, sonuçta gitmeden görüşecekler
G: Siz niye gitmek istemediniz?
M: Ben de istedim Dubai Aralık mevsimi çok güzel oluyor, birkaç defa gitmiştim ama Ayşe gelmemi istemedi. Sonuçta bu kızlar buluşmaymış ve rahat edemezlermiş. Ben çocukla ilgileneceğim.
G: Hmm
M: İşte yine aynı yüz ifadesi (Gülümsüyor)
G: Kusura bakmayın Medeni Bey, belki haklısınız ama ben buradaki ihtiyacı anlamıyorum. Bu sizinle de gidilebilecek bir tatil olabilirdi madem istiyorsunuz.
M: Gökhan Bey, siz evlenmediğinizden bilemezsiniz. Kadınlar uzaklaşmak isterler, zaman zaman eşlerinden uzakta tatil yapmalı dışarı çıkmalı ki, o evlilik sağlıklı kalsın. Uzun ömürlü olsun, değiştirin bu kafayı Gökhan Bey… Hem kız kıza daha rahat eğlenirler biliyorsunuz.
G: Medeni Bey, çok teşekkür ederim bugün bana ayırdığınız zaman için ben sizi daha fazla meşgul etmeyim
M: Söylediklerimi unutma.
Ağır ağır kapıya yürüdüm. Sekreteri beni binadan çıkarmak üzere yanıma geldiğinde son bir kez bu tatlı adama bir kez daha bakma ihtiyacı hissettim. Kafamla sessizce Medeni Bey’i selamladım. Parmağını önce kafasına götürüp sonra bana doğru işaret etti ve önündeki dosyaların birinin kapağını açtı.
(…)
Röportajımızdan yaklaşık bir yıl sonra, Medeni Bey’in hayatı gazetelerin manşetlerinde yeniden yerini aldı, ancak bu kez başardıklarıyla değil, özel hayatında yaşadığı çalkantılarla gündemdeydi. Dönemin en prestijli ödüllerinden birini kazanan ve ailesine olan bağlılığıyla örnek gösterilen bu ünlü avukat, eşinin ve en yakın arkadaşının ihanetine uğramıştı.
Haberler, Medeni Bey’in bir gece aniden eve dönmesiyle başlayan olayları anlatıyordu. Seyahatte olduğunu sanan eşi Ayşe ve en yakın arkadaşı Faruk’u yatak odasında suçüstü yakaladığı iddia ediliyordu. Detaylara göre, Medeni Bey, gördüklerini telefonuyla kayıt altına almış ve bu kayıtları boşanma davasında delil olarak kullanmıştı.
Mahkeme, Ayşe’nin aldatmasını kesin delillerle kanıtlayan Medeni Bey’in lehine sonuçlandı. Ayşe, herhangi bir mal paylaşımı talep edemedi ve çocuğun velayeti de Medeni Bey’e verildi. Skandal, Ayşe’nin sosyal çevresinde büyük yankı uyandırırken, Faruk’la olan ilişkisi de kısa sürede ortaya çıktı. Olaydan bir yıl sonra, Ayşe ve Faruk’un evlendiği haberi de yine gazetelere yansıdı.
Bu çalkantılı sürecin ardından, Medeni Bey’in eski sakin ve kararlı duruşunu koruyarak hayatına devam ettiği yazılıyordu. İşine ve çocuğuna odaklanan Medeni Bey, yaşananları geçmişte bırakmayı başarmış gibi göründü.
Yazmamın yaklaşık iki yıl sürdüğü bu röportajı yayınlarken, Medeni Bey’in son sözü kulağımda acı acı çınladı:
“Söylediklerimi unutma.”
GA,
Dubai Marina,
31.12.2024