Yalom, ‘Love’s Executioner’ kitabında şöyle yazar: “İnsanın özünde, var olmayı sürdürme dileği ile kaçınılmaz ölüm bilinci arasında kesintisiz bir çatışma vardır.” [1] İnsan dünyaya geldiği andan itibaren kaçınılmaz olarak bildiği bu ölüm korkusuyla baş etmek için farklı mekanizmalar geliştirir. Kimisi ölümden sonra olan bir dünyaya inanır, kimi özel olduğunu düşünür kimisi dünyaya kalıcı eserler bırakarak […]
Yalom writes in ‘Love’s Executioner’: “At the core of human existence is a continual conflict between the wish to continue to exist and the awareness of inevitable death.” [1] From the moment a person comes into the world, they develop different mechanisms to cope with this fear of death, which they inevitably know. Some believe […]
Şiir yazmaya ilk kez ilkokul sıralarında başladım ve o günden beri sıklığı değişmekle birlikte 30 yıldan fazladır şiir yazarım. Yaklaşık dört aydır 35 senedir yazdığım ve 14 senedir hep bir bahane ile ertelediğim şiir kitabım uzerinde çalışıyorum. Ertelememin sebebi bazen işlerin yoğunluğu oldu, bazen düştüğüm yeni sevdalar bazen de şiirin toz şeker gibi sağlığımı bozduğuna […]
Bir damla gözyaşı olabilirim en fazla Ömrü elmacık kemiklerinde biten Titreyen bir ses Uzun bir sessizlik Herkes işinde gücündeyken Kendi dünyamı yakan bir alev topu olabilirim Yarım şişe single malt bir viski şişesi olabilirim en fazla Özlem dolu hatıraları uyuşturan Bir kulak Bir duyarlı kalp Çaresi kendi beslenme çantasında olmayan samimi […]
Her ikimiz de mütevazı bir hayata gözlerimizi açtık. Senin baban devlet memuru idi, benimki de öyleydi. Annen ev kadınıydı, benim annem de öyle. Sen babasız büyüdün, ben de kendi payıma düşen acılarla. Ben senin gibi üvey baba sorunu yaşamadım belki, ancak üvey annelerle geçen çalkantılı günlerim oldu. Bu yüzden, yarım kalmış bir ailenin ve maddi […]